• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Girenizkelekci
  • https://www.twitter.com/GirenizKelekci
  • https://www.instagram.com/gireniz_kelekci
  • https://www.youtube.com/@girenizkelekci
    • GİRENİZ
    • KELEKÇİ
    • ÇARŞI MEYDANI
    • PAZARYERİ
    • NAMİ CANER SAĞLIK OCAĞI
    • GÜNEY OLUKBAŞI KÖPRÜSÜ
    • KUZÖREN YOLU
    • KUZÖREN
    • ACIPAYAM KANYONU
    • OLUKBAŞI
    • BENLİK
    • ÇATAK YAYLASI
ÜYELİK GİRİŞİ
HABER İHBAR HATTI

GÜNCEL KUR
AlışSatış
Dolar37.829437.9810
Euro40.846041.0097
Halil Baki ÇELEN
halilbaki@unicj.org
YÖRÜK YUNUS VE KAR KUYULARININ GİZEMİ
28/03/2025


Gireniz Deresi'nden yukarı doğru seğirtirken, Bozdağların serin yamaçlarında gözlerden ırak bir çadır belirir. Bu çadır yalnızca bir Yörük yurdu değil; dağların yalnızlığını paylaşan, doğanın ritmini hisseden Yunus Amca’nın ve onun hikâyelerinin yuvasıdır. Seher vakti Yunus Amca, sürüsünü önüne katıp, ardıç ve çam kokularıyla sarılı Bozdağların çıplak tepelerine doğru yol alır. Akşamları ise ocağın başına oturur, yaşanmışlıklarından süzülen kekik kokulu hikâyelerini anlatır. Onun hayatı, dağların rüzgârına karışan asırlık bir ardıç ağacının hikâyesine benzer. Kimi ona sıradan bir çoban der, ama bana göre o, hikâyeleri ve neşesiyle umudu yaşatan, Bozdağların son ardıç dalıdır.


Kış gelip de Bozdağların dorukları bembeyaz bir örtüye büründüğünde, Güney Köyü'nün kadim geleneği canlanır. Köylüler, ellerinde kürekler ve kazmalarla kar kuyularına doğru yola çıkar. Bu gelenek, kimi zaman Yunus Amca’nın öncülüğünde, eski muhtarlardan Mahmut Güngör'ün eşliğinde, nesilden nesile aktarılan bir mirastır. Güneşin yakıcı sıcakları bastırmadan önce, Yunus Amca ve köylüler bu kutsal emaneti korumak için gönüllü olarak çalışır. Karlar özenle kuyulara doldurulur, üzerleri çam dalları ve ağaç yapraklarıyla sıkıca örtülür. Bu sadece yaz için bir hazırlık değil; aynı zamanda doğaya duyulan saygının bir göstergesidir. Yazın susuz kalan canlar için serin bir nefes, ardıç kokulu dağlara duyulan minnetin ifadesidir.

Kar kuyuları, Bozdağların insanlara olduğu kadar, tüm doğaya sunduğu bir armağandır. Yazın en kavurucu günlerinde susayan bir kurt, kuyunun kenarında durup serinliği hisseder. Bir tavşan, sıcaktan kaçıp kuyudan akan kar sularının oluşturduğu minik bir gölcüğe sığınır. Bir kuzgun ya da bir şahin, kuyunun eriyen kar tanelerinden su içer. Her damla, yalnızca insanlara değil, dağın sessiz sakinlerine de ardıç ve çam kokulu bir nefes olur. Bozdağların zirvelerinde yankılanan kurt ulumaları, tilki çığlıkları, kuş cıvıltıları ve tavşanların telaşlı koşuşturmaları, kar kuyularının etrafında hayat bulur. Bu kuyular, doğanın tüm canlıları için bir buluşma noktasıdır. Yunus Amca, bu sessiz dostlarıyla birlikte Bozdağların kalbinde, doğanın ritmine uyum içinde yaşamaya devam ediyor.


Ama asıl büyü, yazın en sıcak günlerinde ortaya çıkar. Kuyuların üzeri açıldığında, içinden çıkan bembeyaz kar, üzüm kokulu pekmezle buluşur. O an, Bozdağların ruhu dile gelir. Çocukların heyecanla uzanan kaşıkları, yaşlıların geçmişe dalan gözleri, bu anı bir şölen gibi yaşar. Kar kuyuları, yalnızca dağları değil, insanların ve tüm canlıların yüreğini de serinletir.


Ören ve Güney köylüleri için bu gelenek, eski bir ritüelden öte, geçmişten geleceğe uzanan bir köprüdür. Ancak zaman değişip eski alışkanlıklar unutulmaya yüz tutarsa, kar kuyularını kazan eller azalırsa, Yunus Amca'nın ocağının başında anlattığı kekik kokulu hikâyeler de insanlarla birlikte toprağa gömülür. Eğer bu değerleri yaşatmaya devam edersek, Bozdağların bir köşesinde, zamana meydan okuyan bir çadır her zaman var olacaktır. Rüzgâra, yalnızlığa ve zamana direnen kar kuyularının bekçisi, Yörük Yunus Amca gibi...


Ve belki bir gün, Bozdağların serin karına ellerini daldıran bir çocuk, üzüm kokulu pekmezle o büyülü tadı tattığında, bu hikâye yeniden canlanacaktır. Çünkü bazı gelenekler unutulsa bile, bir dağın rüzgârında, bir çobanın hafızasında, bir kurdun susuzluğunda ya da bir çocuğun damağında yeniden doğmayı bekler.

Dağlar hâlâ fısıldıyor. Bakalım, duyan var mı?


Halil Bâki ÇELEN



768 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SİYASET HALKIN MI, SİYASETÇİLERİN Mİ? - 24/03/2025
Bugün Türkiye’de bir şeyleri değiştirmek isteyen, halkın içinden gelen, gerçekten dertli biri siyasete girmek istese ne olur?
GİRENİZ'İN MUCİZE DOKTORU - 14/03/2025
Güney Köyü'nden, kuzenim Okan’ın motoruyla 15 yaşındayken, gençliğimizin verdiği heyecanla yaylaya doğru yola çıktığımızda, rüzgâr yüzümüzü kırbaç gibi kesiyor, motorun tekerlekleri karlı yollarda kayarak ilerliyordu.
KÖYÜN KÜLLERİ - 12/03/2025
Mustafa, bu bereketli topraklarda dünyaya geldi. Gökyüzü gibi mavi gözleri, ateşten ödün vermeyen yüreğiyle çocuk yaşta çobanlık etmeye başladı.
GİRENİZ'DE SU SAVAŞLARI - 28/02/2025
Gireniz’de artık yaz mevsimleri, sadece sıcağın yakıcılığıyla gelmez. Aynı zamanda bir savaşın habercisidir. Suyun savaşı… O kurak günlerde, köyler birbiriyle düşman kesilir. Çiftçiler, gece yarıları kanal başlarında nöbet tutar.
EMEKLİLİK BİR ÖDÜL MÜ, YOKSA CEZA MI? - 23/02/2025
Bir ömür boyunca sabahın ilk ışıklarıyla uyanıp yollara düşen, yıllarca alın terini toprağa, fabrikaya, büroya, tezgâha akıtan insan… Yıllarını verip de sonunda hak ettiğini sandığı emeklilik kapısına vardığında, karşısında ne bulur?
NE GİDEN DÖNEBİLDİ, NE KALAN BEKLEYEBİLDİ... - 20/02/2025
Gurbet bazen mecburiyettir. Benim için de öyle oldu. Oysa ben vatanımdan gitmek istemedim ki. Şehirler, sokaklar, sesler, anılar. Hepsi benimdi. Peki neden ben orada yaşayamadım? Hangi rüzgâr sürükledi beni buralara? Hangi çığlıkları attım da duyulma

GİRENİZ FM

DENİZLİ HABERLERİ

 KELEKÇİ KOOP. SEFERLERİ
EBEDİYETTEKİLERİMİZ

SAYGI VE RAHMETLE...

 

SAAT
TAKVİM
HAVA DURUMU
SİTE HARİTASI